Gözlerin,
yağmur gözlerin... Katil, dikenli tel, karabasan gözlerin... Ürkek,
ağlamaklı ve kaçak gözlerin... Bana yasak gözlerin... Büyülü, korkunç
giz dolu gözlerin... Buğulu gözlerin; düşgücüm, özgürlüğüm... Gözlerin
ölümüm ve gözlerin için adam öldürürüm!!! Gözlerin olmasa her gece
üşürüm... Toprak mı renk verdi gözlerine yoksa yosun mu diye sormak çok
anlamsız. Çünkü toprak da yosun da hırsız...
Ben yine
gözlerin diye başlayacağım... Zaten yaşamıma gözlerin diyerek
başladım!!! Sevincim, üzüntüm, korkum, karabasanım, kolum, bacağım
sakat; gözlerini düşlemezsem... Düşlerim için kızma bana! Çaresizim...
Gözlerin ezberimde... Yıllardır varlığını bilmeden bakışını ve teninin
kokusunu hissettim.....
“Seni istemiyorum” dedin; sustum...
“üzgünüm” dedin, sustum... “Konuşsana” dedin, sustum... Sustun...
Sustum, bak yine gözlerini okudum... Sus derken beni istiyorlar,
konuşma derken sensiz olamam diyorlar...
Ben senin
özgürlüğünüm... Ben senin küskünlüğünüm... Yapamadıklarınım...
Korkma!!! Haykır, ağla!!! Yok, ama ağlama! Senin ağlamana dayanamam ve
beni sevmemeni anlayamam... Koca bir yaşamı sana adayamam... Adarım...
Evet, işte sana emanet uyduruk yaşamım... İstemez misin? İstemek
zorundasın ve sen beni anlamalısın, anlamak zorundasın! Bunun için
varsın... Gözlerin bana bakmak için var... Affet beni hayallerim...
Sabaha
kadar uzar gözlerin diye... Bitireceğim yine ve ak kanatlı bir kuşun
kanat çırpışı gibi ahenkli ve gündoğumu kadar ıssız ve bir papatyadan
kırılgan ve yoğun bulutlar kadar ağlamaklı ve tanrı kadar tapılası ve
damardaki kandan sıcak ve bir yaz esintisi kadar huzur verici ve en
sevilen anılara eşdeğer ve yıllarca mahzende bekletilmiş şarap gibi
özel ve en derinlerde bulunmayı bekleyen deniz kabuklarından değerli ve
bir ölü kadar sessiz ve deniz kokusu kadar eşsiz ve bir o kadar da
bensiz gözlerini hayalleyeceğim ben... Senin gözlerini hayallerken
kendimi öldüreceğim...
Gözlerinin rengi yada güzelliği önemli değil
yeterki bakmasını bil
(EMEĞE SAYGI LÜTFEN...!)

Resmi Orginal boyutlarda Görüntülemek için Buraya Tıklayınız.. (1024x768.)
Gözlerin Derinliğindeki Dil
Gözler
insanların dialoglarını geliştirdikleri bir mucizedir adeta. Neden
diyeceksiniz.. Bir çift aşık olduğunda kalbe giden bir yol olduğu için,
bir baba çocuğuna hayat dersi verirken çömelip gözlerine şefkatle
baktığı için, bir sevgili dile getiremediği her iç kaynatıcı ve
sevgisini coşturucu sözleri gözleriyle anlattığı için ve ve ve gözler
bizim dış dünyaya açılan pencerelerimiz, duygularımızı anlatan bir
tercuman, gökyüzüne salıverdiğimiz bir kuş sevgilimizin gözlerine
kondurduğumuz bir öpücük gibidir...
Bakışlar vardır insani ömür boyu ağlatan.
Yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan.
Ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan.
Ben gözlerindeyim sonuna kadar
Gözlerin...
Ve gözlerin aklıma gelir
Ve sözlerin
Gidişin gitmiyor gözümün önünden
Ve izleri derin
İlk değilsin bu senin bildiğin
Ve yine biliyorsun sen en son sevdiğim
Şimdi uzaklardasın
Ben çamlar arasında bir hastane odasında
Ciğerimde bir ince hastalık
İçimde kapanmak bilmeyen bir yara
Ve elimde sanki inadına bir sigara
Biliyorum dönmeyeceksin
Hatta arkana bile bakmaksızın
Gün gelir belki bir yuva kurarsın
Oğlun olursa benim adımı koyar mısın? __________________